BIST 100
14.245,13 -0,63%
DOLAR
45,0251 0,12%
EURO
52,6733 0,14%
GRAM ALTIN
6.776,82 -0,04%
FAİZ
40,28 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
108,09 -0,84%
BITCOIN
77.591,00 -0,40%
GBP/TRY
60,7443 0,14%
EUR/USD
1,1689 0,05%
BRENT
107,27 2,09%
ÇEYREK ALTIN
11.080,10 -0,04%
İzmir Az Bulutlu
İzmir hava durumu
19 °
Bakan Gürlek: Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecek

Bakan Gürlek: Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi çağımızın hastalığı olan uyuşturucudan, yasa dışı bahisten, sanal kumardan, sosyal medya teröründen bilcümle tüm tehditlerden korumak sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda aile, gelecek ve açıkça ifade ediyorum ki bir milli güvenlik meselesidir.” dedi.
İlginizi Çekebilir
Gürlek, kentteki programına Edirne Valiliği ziyareti ile başladı. Bakan Gürlek’i Edirne Valisi Yunus Sezer, Adalet Bakan Yardımcıları Abdullah Aydoğdu ve Sedat Ayyıldız, Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Tuğan Sarıca, Edirne Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Uğur Bay, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, AK Parti İl Başkanı Belgin İba, MHP İl Başkanı Emre Tokluoğlu’nun yanı sıra il protokolü karşıladı. Yöresel kıyafet giymiş iki öğrenci Bakan Gürlek’e çiçek takdim etti. Şeref defterini imzalayan Gürlek, Vali Sezer’in makamına geçti.
Burada Vali Sezer ve il protokolü ile görüşen Bakan Gürlek, gazetecilere yaptığı açıklamada, medeniyet ve kültür şehri Edirne’de bulunmaktan şeref duyduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileten Gürlek, Edirne’yi “Meriç’i başına taç takmış, yemyeşil ovalarıyla şehre kaftan giydirmiş, Mimar Sinan ruhunun şahlandığı, Selimiye Camisi’nin kenti” olarak niteledi.
Edirne’nin taşıdığı sınır şehir vasfının devletin kudreti ile hukuk düzeninin en görünür olduğu alanlardan biri olduğunu belirten Gürlek, “Sınırda yalnızca güvenlik değil, hukuk da nöbettedir. Türkiye’nin Avrupa’ya açılan bir kapısı olan serhat şehrimizde sunulan adalet hizmeti ülkemizin hukuk devleti kimliğinin dışarıya yansımasıdır. Edirne’nin sınır vilayeti olması sebebiyle yargı sistemimizin de kusursuz bir şekilde işlemesi gerekmektedir. Bu öneme öncelikli olarak Edirne’yi ziyaret etmemizdeki maksadımız buradaki yargı işleyişini yakından görmek ve yerinde inceleme yapmaktır.” diye konuştu. Gürlek, kente bir müjde de vermek istediğini ifade ederek Edirne’ye Bölge İdare Mahkemesinin kurulacağı kaydetti.

“HİÇBİR ADLİ VAKA SAHİPSİZ DEĞİLDİR”
Bakan Gürlek, faili meçhul cinayetlerin hepsinin üzerine gidileceğinin altını çizdi. Şüpheli hiçbir vakanın unutulmaya terk edilmeyeceğini vurgulayan Gürlek, şöyle konuştu:
“Malumunuzun olduğu üzere kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan, aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka sahipsiz değildir.
Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir. Hiçbir adli vakada savcılarımız dosyanın kapağındaki isme bakmaz. Bu isimlerin kim olduğuna, makamına, mevkisinin ne olduğuna bakmaz. Soruşturma içerisindeki vaka ve yetkilerini kullanır. Bu tür davaları takip eden cumhuriyet başsavcılarımıza ve savcılarımıza yaptıkları fedakar görevlerden ötürü ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum”
Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı olarak güncel konularla ilgili, yasa dışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi toplumda milleti derinden etkileyen, rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve konularının üzerine kararlılıkla gideceğini, gerekli kanuni düzenlemeler eksikse gerekli düzenlemelerin de yapılacağını vurguladı. Gürlek, geciken adaletin toplum vicdanında karşılık bulmadığını bildiklerini belirtti.
Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmasının en temel öncelikleri arasında olduğunun altını çizen Gürlek, “Bu doğrultuda süreçleri sadeleştiren, hızlandıran, öngörülebilirliği artıran düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçireceğiz.” dedi.
“DEVLET OLARAK HER KONUNUN YASALAŞMASI KONUSUNDA DA GEREKLİ ADIMLAR ATILMIŞTIR”
Toplumu tehdit eden unsurları bertaraf etmek için yoğun mesai verildiğini vurgulayan Gürlek, şöyle devam etti: “Çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi çağımızın hastalığı olan uyuşturucudan, yasa dışı bahisten, sanal kumardan, sosyal medya teröründen bilcümle tüm tehditlerden korumak sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda aile, gelecek ve açıkça ifade ediyorum ki bir milli güvenlik meselesidir. Bu saydığımız tehdit unsurları milletimizin temelini oluşturan aile yapısını hedef almakta, toplumsal bünyemizi içeriden çökertmeye çalışmaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde şunu ifade etmek istiyorum. Metropollerdeki torbacılardan uluslararası uyuşturucu baronlarına, onların istihbarat bağlantılarından finans kaynaklarına, sevkiyat hatlarından sokak düzeyindeki dağıtım ağlarına kadar bu karanlık düzene asla geçit vermeyeceğiz.
Gençlerimizi ve çocuklarımızı adeta esir almayı, bilinçlerini ele geçirmeyi amaçlayan sanal platformların özellikle dünyada kontrolsüz bir salgın hastalık gibi hızla yayılması, küresel dünyada bir sorun olduğu gibi ülkemizde de güncel bir problemdir. Ailelerimizin, gençleri ve çocukları yakından takip etmesi en değerli varlığımız olan bireylerimizi bu tehditlerden korumak için elzem olup bu kapsamda tüm adımların atılması gerekmektedir. Devlet olarak da her konunun yasalaşması konusunda da gerekli adımlar atılmıştır. Bu konuda siz de biliyorsunuz yakın zamanda Meclis’ten bir Aile Paketi geçti. Bu Aile Paketi’nde de sosyal medya ile ilgili bir kısım düzenlemeler yapıldı. Biz de inşallah 12. Yargı Paketimizde sosyal medya ile ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz.”
Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedeflerine yürürken adalet sistemini daha da güçlendirmek, vatandaşın devlete olan güvenini pekiştirmek, hukukun üstünlüğünü her alanda hakim kılmak temel sorumluluklarında olduğunu söyledi.
Bu sorumluluğu yerine getirirken milletin değerlerinden, tarihinden ve inancından alınan güçle hareket ettiklerini ifade eden Gürlek, yerinde tespitler yapıldığını, ihtiyaçları doğrudan sahada değerlendirdiklerine dikkati çekti.
Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda Adalet Bakanlığının sorumlu olduğu alanlarda tüm Türkiye’de seferberlik anlayışıyla hareket ettiklerini sözlerine ekledi.
Daha sonra Edirne Adliyesi’ni ziyaret eden Gürlek’i, Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Sarıca ile hakim ve savcılar karşıladı. Gürlek, ardından Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1561 yılında Mimar Sinan’a yaptırılan ve döneminde Yargıtay olarak kullanılan Sarayiçi’ndeki Adalet Kasrı’nı ziyaret etti.

Formula 1, İstanbul’a geri dönüyor! Detayları Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklayacak…

Kalp durduğunda devreye giriyor! Sokakta hayat kurtaran ASELSAN üretimi şok cihazları 3 kritik noktaya yerleştirildi

Kalp durduğunda devreye giriyor! Sokakta hayat kurtaran ASELSAN üretimi şok cihazları 3 kritik noktaya yerleştirildi

Samsun’da 3 bölgeye Sağlık Bakanlığı ve ASELSAN iş birliğiyle Türk mühendisler tarafından üretilen Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) şok cihazları yerleştirildi. Samsun İl Sağlık Müdürü Mustafa Uras ile ilk yardım eğitmenleri, İlkadım ilçesindeki Cumhuriyet Meydanı’na konulan şok cihazını tanıttı.
Gülistan Doku soruşturması: ‘Silahım yok’ demişti! Eski valinin oğlunun tabancalı ve kamuflajlı fotoğrafı ortaya çıktı
ANİ KALP DURMALARINA KARŞI ÜRETİLEN YERLİ CİHAZ 3 NOKTADA
Ani kalp durmalarında veya kalp krizi vakalarında ilk yardım müdahalesinde kullanılacak OED cihazı, acil tıbbi personel vakaya müdahale edinceye kadar geçen sürede hayat kurtarıyor.
Uras, gazetecilere, ASELSAN tarafından yerli ve milli teknolojiyle üretilen cihazın büyük gurur yaşattığını söyledi.
Kentte üç farklı lokasyona cihazı yerleştirdiklerini anlatan Uras, “Cumhuriyet Meydanı’nda, Çobanlı İskelesi’nde ve Batı Park’ta vatandaşın yoğun olduğu bölgelere cihazları yerleştirdik. Samsun sağlığı adına yapılan önemli bir yatırım. Cihazlar ASELSAN tarafından ilimize hibe edildi. Bunun tamamen ASELSAN tarafından yerli ve milli teknolojiyle üretilmiş olması gurur verici.” dedi.

CİHAZ, BULUNDUĞU YERDEN ALINDIĞINDA SESLİ VE GÖRSEL KOMUTLARLA YÖNLENDİRME YAPIYOR
Ani kalp durmasında şokun önemine işaret eden Uras, şöyle devam etti:
“Şok uygulamasında geçen her dakika, yaşam süresinde yüzde 7 ila 10 arasında düşüşe neden olmaktadır. Yapılan doğru kalp masajı ve uygun zamanda şok verilmesi yaşam oranında yüzde 50 artış ve aynı zamanda hastanede kalış süresinde azalmayı sağlamaktadır. Bunun üzerine Cumhurbaşkanlığımızın destekleriyle otomatik şok cihazları, ülkede farklı lokasyonlara yerleştirilmeye başlandı. Yapılan yönetmelik değişikliğiyle 2028’e kadar farklı lokasyonlarda otomatik şok cihazlarının bulunması sağlanacak. İlk etapta havaalanları, tren istasyonları, AVM’ler gibi lokasyonlar, 500’ün üzerinde aynı anda işçi çalıştıran kurumlar ve en son benzin istasyonlarında olması planlanıyor.”

Cihazın sağlık konusunda bilgisi olmayan kişilerce kullanabilmesi açısından önem taşıdığını vurgulayan Uras, solunumu olmayan hastayla karşılaşıldığı zaman bulunduğu yerden alındığında sesli ve görsel komutlarla cihazın yönlendirme yaptığını dile getirdi.
Kullanım esnasında cihazın hastaya zarar vermediğinin altını çizen Uras, “Çünkü cihaz tamamen kalp ritmini kendisi analiz ediyor ve şok uygulaması gerekip gerekmediğine karar veriyor. Şok uygulaması gerekiyorsa cihaz hastaya şok uygulayacaktır. ‘Hastanın yanından çekilin’ uyarısını veriyor ve şok uygulamasında bulunuyor.” ifadesini kullandı.
Uras, cihazın bulunduğu yerden alınması durumunda konum bilgisinin anlık olarak takip edilebildiğini sözlerine ekledi.

Formula 1, İstanbul’a geri dönüyor! Detayları Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklayacak…

SON DAKİKA HAVA DURUMU HABERLERİ: Orhan Şen net tarihi açıkladı! İstanbul'da yaz provası...

SON DAKİKA HAVA DURUMU HABERLERİ: Orhan Şen net tarihi açıkladı! İstanbul’da yaz provası…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 24 Nisan Cuma günü için kritik uyarılarda bulundu. Türkiye genelinde bazı bölgelerde kuvvetli yağış ve rüzgar etkili olurken, yüksek kesimler için çığ tehlikesi dikkat çekti.
KUVVETLİ YAĞIŞ GELİYOR
Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Antalya, Bingöl ve Muş çevrelerinde yer yer kuvvetli sağanak bekleniyor. Yetkililer, ani sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara karşı vatandaşları uyardı.
Savaşın 56. günü…ABD basınından şok iddia! Beyaz Saray’da İran’a karşı ‘sessizlik hazırlık’ başladı: ‘Yeni hedefler belli’
RÜZGAR FIRTINAYA DÖNÜYOR
Doğu Anadolu’da rüzgarın güney yönlerden 50-70 km/saat hızla esmesi bekleniyor. Kısa süreli fırtına nedeniyle çatı uçması ve ağaç devrilmesi gibi risklere karşı dikkat çağrısı yapıldı.
ÇIĞ TEHLİKESİ SÜRÜYOR
Doğu Karadeniz’in yüksek kesimleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda, kar örtüsünün bulunduğu eğimli alanlarda çığ riski devam ediyor. Kuzeybatı kesimlerde sıcaklık 4 ila 7 derece artarken, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun güney ve doğusunda 4 ila 8 derece düşüş bekleniyor. Yetkililer, özellikle riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmasını istedi.
17 İL İÇİN SARI KOD ALARMI
Meteoroloji’den son dakika uyarısı geldi. Yayınlanan rapora göre tam 17 il için sarı kod verildi. Hava bir anda sertleşecek, birçok bölgede kar yağışı, sağanak ve kuvvetli rüzgar etkisini gösterecek. Yetkililer özellikle Doğu ve Karadeniz hattında yaşayanları uyardı. Ani hava değişimleri, ulaşımda aksamalar ve olumsuzluklar kapıda.
İşte sarı kod verilen iller: Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Muş, Rize, Sivas, Trabzon, Van, Bayburt, Ardahan, Iğdır

SAĞANAK, KAR VE ÇIĞ TEHLİKESİ KAPIDA
Yurt genelinde hava parçalı ve çok bulutlu seyrediyor. Akdeniz (Hatay hariç), İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’da aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü yağış bekleniyor. Denizli, Afyonkarahisar, Ordu, Tokat, Siirt ve Adıyaman çevreleri de yağışlı havadan etkilenecek.
Yüksek kesimlerde ise kar ve karla karışık yağmur görülecek. Özellikle Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Antalya, Bingöl ve Muş çevrelerinde yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.Uzmanlar uyarıyor. Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun yüksek ve eğimli bölgelerinde çığ ve kar erimesi riski var.
Hava sıcaklıkları kuzeybatıda 4-7 derece artacak, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde 4-8 derece düşecek.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI UYARDI
İçişleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son değerlendirmelerini paylaşarak 24 Nisan Cuma günü Türkiye’nin doğu ve kuzeydoğusunda etkili olacak sert hava koşulları için peş peşe uyarılarda bulundu. Özellikle Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz hattında kuvvetli yağış, yüksek kesimlerde karla karışık yağmur ve kar beklenirken, Güneydoğu’da ise fırtına riski öne çıkıyor. Ardahan, Bayburt ve Erzincan çevreleri başta olmak üzere Erzurum, Kars, Ağrı ve Bingöl’de kuvvetli yağış görülecek. Yağışların bazı bölgelerde karla karışık yağmur ve kara dönüşeceği, öğle saatlerinden itibaren ise gök gürültülü sağanakların etkisini artıracağı tahmin ediliyor. Yüksek kesimlerde ise kar yağışı yeniden kendini gösterecek. Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda (Bitlis, Van ve Hakkari çevreleri) kuvvetli rüzgar ve yer yer fırtına bekleniyor. Aynı saatlerde Doğu Karadeniz’de (Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane) yağışların yer yer çok kuvvetli olacağı uyarısı yapıldı.
Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:
Ankara: Parçalı ve çok bulutlu 14İstanbul: Parçalı ve az bulutlu 16İzmir: Parçalı bulutlu 23Adana: Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 23Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı (Yağışların, bu sabah saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.) 21Samsun: Parçalı ve çok bulutlu 17Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı 12Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu (Yağışların, öğle ve akşam saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.) 11Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 22
İSTANBUL’DA HAVA DEĞİŞİYOR
AKOM’un 24 Nisan Cuma tarihli raporuna göre İstanbul’da gün içinde parçalı bulutlu bir hava etkili olacak. Sabah 12 derece başlayan sıcaklık, öğle saatlerinde 17 dereceye kadar yükselirken akşam yeniden düşüşe geçiyor.
Hafta sonu ise İstanbulluları sevindiren bir tablo var. Cumartesi ve pazar günleri hava çoğunlukla açık ve güneşli. Sıcaklıklar 20 derece civarında seyredecek. Ancak yeni haftayla birlikte hava yeniden değişiyor. Pazartesi günü parçalı bulutlu hava akşam saatlerinde yerini yağmura bırakacak. Perşembe günü ise yerel yağışların etkili olması bekleniyor.
Rüzgarın hafta başında kuzeyli yönlerden kuvvetlenmesiyle birlikte sıcaklıklarda yeniden düşüş görülecek. Yetkililer, ani hava değişimlerine karşı vatandaşların dikkatli olmasını istiyor. İstanbul’da bahar havası kısa sürecek gibi görünüyor.

1 MAYIS’TAN SONRA YAZ PROVASI
CNN Türk Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen’in değerlendirmelerine göre İstanbul’da kısa süreli serinleme ve yağışların ardından bahar sıcaklıkları yeniden yükselişe geçiyor. Bugün İstanbul dahil Marmara’nın güney ve doğusu, Ege’nin kuzeyi ile Batı Karadeniz’de kuvvetli yağışlar etkisini sürdürüyor. Ancak yarından itibaren yağışların İstanbul’u terk etmesi bekleniyor. Hafta sonuyla birlikte sıcaklıklar yeniden mevsim normallerine yaklaşacak. Özellikle 1 Mayıs’tan sonra ise İstanbul başta olmak üzere batı bölgelerde sıcaklıkların artarak bahar değerlerinin üzerine çıkacağı, adeta “yaz provası” yaşanacağı öngörülüyor.
HAFTA SONU İÇİN ‘BAHARI KAÇIRMAYIN’ UYARISI
Meteoroloji uzmanı Şen, hafta sonu için İstanbullulara açık hava önerisinde bulunuyor. Şehirde bahar havasının hakim olacağını belirten Şen, kısa süreli yağışın ardından İstanbul’da havanın açacağını ve sıcaklıkların yükseleceğini ifade etti. 1 Mayıs sonrası ise şehirde daha sıcak ve güneşli günler kapıda.

Son dakika… Okullarda 7 yeni tedbir! Bakan Tekin tek tek açıkladı…

20 günlük gelindi, 27 yıl sürdü: Artvinli Emine'nin ibretlik vefası!

20 günlük gelindi, 27 yıl sürdü: Artvinli Emine’nin ibretlik vefası!

İlçeye bağlı Köprügören köyünde 27 yıl önce Ali İnce ile evlenen Emine İnce, kayınvalidesi ve kayınpederiyle aynı evde yaşamaya başladı.
Emine İnce’nin kayınpederi Şerafettin İnce, düğünden yaklaşık bir ay sonra felç geçirdi.
İnce, eşi ve kayınvalidesi Safiye İnce’nin de desteğiyle yatalak hale gelen kayınpederinin ihtiyaçlarını giderdi.
İlaç ve fizik tedavi sayesinde son 7 yıldır kısmen de olsa ellerini kullanabilen Şerafettin İnce, dizlerinin üzerinde emekleyerek bazı ihtiyaçlarını karşılayabiliyor.
Emine İnce, 4 yıl önce hayatını kaybeden kayınvalidesine de yaşamının son dönemlerinde baktı.

9 estetikle kimlik değiştirdi, izini kaybettirdi: 11 yıl sonra ortaya çıktı
“ALLAH ÖMÜR VERDİĞİ SÜRECE ONA BEN BAKMAK İSTİYORUM”
Emine İnce, AA muhabirine, genç yaşta evlenerek eşinin ailesiyle yaşamaya başladığını söyledi.
Gelin olduktan 20 gün sonra kayınpederinin hastalandığını anlatan İnce, eşi ve kayınvalidesiyle birlikte bakımını üstlendiklerini ifade etti.
Mutlu bir aile olduklarını belirten 47 yaşındaki İnce, aile bağlarıyla her güçlüğün üstesinden geldiklerini kaydetti.
Eşini ve ailesini çok sevdiğini dile getiren 2 çocuk annesi İnce, “Uzun süren hastane süreçleri yaşadık. Kayınpederimin eli, ayağı tutmuyordu, sadece konuşabiliyordu, parmağını bile oynatamıyordu. Eşim ve kayınvalidemle baktık. Çocuklarım büyüdüğünde ben bağa giderken onlar ilgilendi. Kimseye muhtaç etmeden her türlü ihtiyaçlarını giderdik.” dedi.
İnce, zor günler geçirdiklerini ifade ederek, “O zor günlerde daha çok bağlandım bir baba gibi. Babamı erken yaşta kaybettim. Kayınbabamı, babam yerine koydum. O gün bugündür birlikteyiz.” diye konuştu.

Uzun yıllar hareket etmekte zorlanan Şerafettin İnce’nin tedavi sayesinde bazı temel ihtiyaçlarını karşılayabilir hale geldiğini anlatan İnce, şöyle devam etti:
“İlk zamanlar çok kötüydü. Yastıkları arkasına koyup yemek yediriyorduk, oturamıyordu. Şimdi çok şükür kendi ihtiyaçlarını çocuk gibi emekleyerek gidip yapıyor. Bahçeye, hayvanlara, arılara giderken yemeğini, suyunu, her şeyini hazır eder ondan sonra giderim. İlla ki çocuklardan biri olur yanında, yalnız bırakamıyoruz.”
Eşinin ailesine çok şey borçlu olduğunu ifade eden İnce, “Allah ömür verdiği sürece ona ben bakmak istiyorum.” dedi.
Her zaman Allah’a şükrettiğini anlatan 94 yaşındaki Şerafettin İnce de evlatlarına dua ettiğini dile getirdi.
Gelini ve oğluna teşekkür eden 5 çocuk babası İnce, “Hiçbir sıkıntım yok çok şükür. Abdestimi alıyorum, namaz kılıyorum. Sobamı yakıyorlar, yatağımı seriyorlar. Yemeklerimizi pişiriyorlar, yiyoruz. Gelinimi de oğlumu da çok seviyorum.” diye konuştu.
Gülistan Doku soruşturması: ‘Silahım yok’ demişti! Eski valinin oğlunun tabancalı ve kamuflajlı fotoğrafı ortaya çıktı…

Formula 1, İstanbul'a geri dönüyor! Detayları Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklayacak

Formula 1, İstanbul’a geri dönüyor! Detayları Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklayacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleştirilecek olan Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı’na katılacak. Türkiye’nin küresel spor arenasındaki yerini pekiştirecek olan program, İstanbul Park pistinin geleceği ve dev organizasyonun takvimi açısından kritik önem taşıyor. Tanıtım, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı ile Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu koordinasyonunda yapılacak.
İlginizi Çekebilir
Etkinlik kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vereceği start ile bir Formula 1 aracının İstanbul sokaklarında sürüş yapmasının planlandığı ifade edildi. Aracın Galataport’tan hareket ederek Karaköy ve Beşiktaş güzergahını takip etmesi ve Dolmabahçe’deki Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi’nde turunu tamamlaması bekleniyor.
Programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Formula 1 CEO’su Stefano Domenicali ve FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem’in Türkiye Grand Prix’sinin yeniden takvime alınmasına ilişkin açıklamalarda bulunması bekleniyor.
İSTANBUL PARK YENİDEN TAKVİMDE YER ALACAK
2005-2011 ile 2020 ve 2021 yıllarında Formula 1’e ev sahipliği yapan İstanbul Park 2027 takviminde yeniden yer alacak. 5 bin 338 kilometrelik pist uzunluğu ve özellikle 8’inci virajıyla öne çıkan İstanbul Park sürücüler tarafından beğenilen pistler arasında. Türkiye Grand Prix’sinin tarihinin ilerleyen dönemde açıklanması beklenirken, organizasyonun İstanbul’un turizm potansiyeline de katkı sağlamasının öngörülüyor. Yarış için gelecek ziyaretçiler Topkapı Sarayı ve Kapalıçarşı başta olmak üzere kentin tarihi ve kültürel alanlarını deneyimleyebilecek. Formula 1’in 2025 sezonunda 180’den fazla ülkede 827 milyondan fazla televizyon izleyicisine ulaştığı, tribünlerde ise toplam 6,7 milyon seyirciyi ağırladığı belirtildi. Organizasyonun aynı yıl sosyal medyada 2,3 milyar erişim elde ettiği de kaydedildi.
Gülistan Doku soruşturması: ‘Silahım yok’ demişti! Eski valinin oğlunun tabancalı ve kamuflajlı fotoğrafı ortaya çıktı…

SON DAKİKA HABERLERİ: Okullarda yeni tedbirler alınıyor! Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin açıkladı...

SON DAKİKA HABERLERİ: Okullarda yeni tedbirler alınıyor! Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin açıkladı…

Milli Eğitim Bakanı Tekin’in konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle; Çocuklarımızın güven içinde olmalarını konuşurken onların iç dünyasını, milli ve manevi duygularını, aidiyet bağlarını ve maruz kaldıkları bütün etkileri aynı ciddiyetle ele almak mecburiyetinde olduğumuzu biliyoruz. AK Parti hükümetleri olarak eğitimi beceri ve değer bütünlüğü içinde ele almaya gayret ettik.
İlginizi Çekebilir
Bu doğrultuda biz de göreve geldiğimiz ilk günden itibaren milli ve manevi değerlerimizin oluşturduğu zeminde aileyi eğitimin asli paydaşı olarak görmeyi esas aldık. Onları bir anlam derinliği içinde aklıselim, kalbiselim, zevkiselim sahibi bir şahsiyete ulaştırmaktır. Bütün eğitim politikalarımızın nihai amacı, kökleriyle sağlam bağlar kuran, çağın şartlarını doğru değerlendiren, imkanlarından istifade eden, anlam dünyası güçlü, iradesi sağlam, istikameti net, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesilleri yetiştirmektir.
Değerli basın mensupları, saygıdeğer velilerimiz, kıymetli öğretmenlerimiz ve sevgili öğrencilerim. Biz ülkemizin her köşesine yayılan kurumsal yapımızla milyonlarca öğrenci ve öğretmenden oluşan büyük bir maarif ailesiyiz. Vatanımızın dört bir yanında her sabah sınıfının kapısını büyük bir heyecanla açan, öğrencisinin gözünün içine bakarak ders anlatan, onun sevincine ve derdine ortak olan, istikbali için emek veren dünyanın en fedakar öğretmenlerine sahibiz. Ayla öğretmenimizin öğrencilerini korumak için kendisini siper eden vakur ve fedakar duruşu, Fatma Nur öğretmenimizin, İbrahim öğretmenimizin, Aybüke öğretmenimizin ve Necmettin öğretmenimizin bu toprakların evlatları için canını ortaya koymuş tüm öğretmenlerimizin hatırası da büyük maarif ailemizin nasıl bir vicdan taşıdığını hepimize bir kez daha gösterecektir. Ben de bu büyük ailenin bir ferdi olarak öğretmenlerimize bugün huzurlarınızda bir kez daha şükranlarımı, hürmetimi ve minnetimi ifade etmek istiyorum. Çünkü onların ortaya koyduğu emek, sabır, merhamet, mesuliyet duygusu ve fedakarlık bu memleketin geleceğini ayakta tutan büyük karakterin göstergesidir. Şüphesiz ki acımız ortak, yasımız ortak, mesuliyetimiz ortak. Bu ortak mesuliyetin merkezinde gözümüzün nuru, en kıymetli varlığımız olan evlatlarımız bulunuyor.
“DEVLETİMİZİN BÜTÜN KURUMLARIYLA SAHADA OLDUK”
Bu ülkenin çocukları, bu toprakların nadide çiçekleridir. Her biri kendine özgü güzelliğiyle dünyamızı zenginleştirir. Her biri kendi istidadıyla var olur. Esasında her biri başlı başına bir alemdir. Toprağın bağrından bin bir emekle yetişen bir çiçeğe nasıl ihtimam gösterilirse evlatlarımıza da öyle bakmak, onları korumak, onları öyle kuşatmak mecburiyetindeyiz. Bu sebeple içinden geçtiğimiz tablonun ağırlığını da omuzlarımıza binen mesuliyeti de bütün derinliğiyle hissediyoruz. Nitekim bu ağırlığın farkında olarak ilk andan itibaren devletimizin bütün kurumlarıyla sahada olduk. İlgili birimlerimiz süratle harekete geçti. Müfettiş görevlendirmeleri yapıldı. Psikososyal destek süreçlerini başlattık. Sayın Cumhurbaşkanımızın yakın takip ve talimatlarıyla İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ve ilgili bütün kurumlarımızla tam bir eş güdüm içerisinde sürecin her aşamasını dikkatle takip ettik. Etmeye de devam ediyoruz.
Acılı ailelerimiz başta olmak üzere hiçbir ailemizin kendisini yalnız hissetmemesi için gerekli desteği sürdürüyoruz. Ancak burada bilhassa ifade etmek isterim ki ilk andan itibaren ortaya koyduğumuz hassasiyet ve müdahale, adım adım inşa ettiğimiz daha kapsayıcı bir mesuliyet anlayışının sahadaki tezahürüdür. Göreve geldiğimiz günden beri çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, öğretmenlerimizin huzurla vazifesini sürdürdüğü güvenli okul iklimini daha da güçlendirmek için kararlı adımlar attık. Ve atmaya da devam ediyoruz.
“TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ ÇALIŞMALARINI BAŞLATTIK”
Şimdi müsaadenizle bugüne kadar attığımız bazı adımları sizlere anımsatmak istiyorum. Öncelikle göreve başlar başlamaz köklerden geleceğe yaklaşımıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çalışmalarını başlattık. Eylül 2024’te uygulamaya koyduğumuz modelimizle beraber öğrencilerimizin sosyal ve duygusal öğrenme becerilerini, okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi, erdem, değer ve eylem çerçevesiyle onlara milli ve manevi değerlerimizi kazandırmayı hedefledik. Böylece sağlıklı şahsiyetlerden oluşan huzurlu toplumun temel unsuru olan yetkin ve erdemli insanı merkeze aldık. Eş zamanlı olarak öğretmenler odası buluşmaları başlatarak eğitim süreçlerini daha güçlü bir istişare zeminiyle destekledik.
Okulun ciddiyetini, düzenini ve öğretmenin otoritesini tahkim etmeye gayret ettik. Oyunun eğitici ve iyileştirici gücünden istifade etmek amacıyla okul bahçelerimizde geleneksel oyun alanlarımızı yaygınlaştırma çalışmaları başlattık. Derslerde cep telefonlarına sınır getirdik. Veli randevu sistemini hayata geçirerek veli ziyaretlerini planlı bir yapıya kavuşturduk. Liselerde sınıfta kalmayı yeniden devreye aldık. Okul kıyafeti uygulamasını hayata geçirdik. Okullarda şiddetin önlenmesi genelgemizi yayımladık. Çıkardığımız öğretmenlik mesleği hakkında kanunda yaptığımız düzenleme ile eğitim çalışanlarımıza yönelik hukuki destek mekanizmalarını daha güçlü bir biçimde işletmeye başlattık. Ayrıca dijital dünyanın çocuklarımızın zihni ve kalbi üzerinde kurduğu baskıyı görmezden gelmedik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz ile medya okuryazarlığını, dijital okuryazarlığı ve bilgi okuryazarlığını müfredatın bir parçası haline getirdik. Dijital vatandaşlık eğitimi yaklaşımını güçlendirdik. Veli vizyon platformunu kurduk. Öğretmen bilgi servisi ve okul veli asistanı sistemleriyle öğretmen, veli ve okul arasındaki irtibatı daha güvenli ve daha kontrollü bir zemine taşıdık. Ülkemizin öncülüğünde dünyada ilk kez yayımlanan Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi doğrultusunda tedbirler silsilesi oluşturduk.
Siber zorbalık, dezenformasyon ve çevrim içi riskler karşısında çocuklarımızı koruyan yeni bir dikkat geliştirdik. Sonrasında bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızın esenliği, karakter gelişimi ve okul aidiyetiyle birlikte ele aldık. Duygu Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi ile çocuklarımızın teknoloji karşısında savunmasız kalan iç dünyasını daha yakından gözeten bir koruma çerçevesi kurduk. Dijital bağımlılık, teknoloji bağımlılığı, sigara ve tütün bağımlılığı ile akran zorbalığı başlıklarında öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize yönelik yüz yüze ve çevrim içi eğitimleri yaygınlaştırdık. Bağımlılıkta erken uyarı işaretlerinin fark edilmesine yönelik olarak Yeşilay ile iş birliğiyle veli eğitimleri yaptık. Duygu, değer temelli müdahale setleriyle çocuklarımızın risk alanları karşısında daha güçlü bir iç direnç geliştirmesini, karakterini tahkim etmesini ve kendi iradesini koruyacak bir bilinç kazanmasını hedefledik. Okul aidiyetinin güçlendirilmesi projeleri kapsamında çocuklarımızın kendilerini okulun tabii bir parçası olarak hissetmelerini, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmalarını, sosyal, sportif, sanatsal, kültürel ve bilimsel etkinlikler yoluyla zararlı madde ve davranışlara karşı daha güçlü bir otokontrol geliştirmelerini destekledik. Bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızı hayata bağlayan, aidiyetini kuvvetlendiren ve şahsiyetini koruyan bütüncül bir imkan olarak ele aldık. Aileyi eğitimin merkezinde tuttuk ve bu konudaki hassasiyetimizi de her ortamda bıkmadan tekrarladık. Ailemle eğitim yolculuğum, aile okulu kursları, Maarif Modeli ebeveyn okulu, düzenli yayımlanan aile eğitim bültenleri, Güçlü Aile Güçlü Gelecek Kongresi ve farklı temalarda yürüttüğümüz aile buluşmalarıyla anne baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiren daha güçlü bir zemin kurduk. Biz biliyoruz ki çocuğun iç dünyası ailede şekillenir. Okul aile iş birliğini ısrarla tahkim etmek istememizin sebebi de budur.
Millî ve manevi değerlerle, güçlü bir aidiyet duygusuyla ve ortak hafızayla büyümesine özel önem verdik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin erdem, değer ve eylem yaklaşımını okul hayatının iklimine taşımaya çalıştık. Her çocuk bir fidan. İlk ders Yeşil Vatan temasıyla başlayan çalışmalarımızı yıl içine yayılan etkinliklerle derinleştirdik. Öğrencilerimizin milli bilincini ve vatanseverlik duygusunu geliştirmek için ikinci döneme bayrak sevgisi temasıyla başladık. Çocuklarımızın milli ve manevi dünyamızı ve kültürel zenginliğimizi hissetmeleri ve yaşamaları için Ramazan ayı boyunca Maarifin Kalbinde Ramazan ve İftarda Konuşalım etkinliklerini gerçekleştirdik. Demokrasi kültürünü yerleştirmek, bağımsızlık bilincini güçlendirmek, milli birlik ve beraberliğimizi ve toplumsal dayanışmamızı tahkim etmek için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ndan aldığımız ilhamla Maarifin Kalbinde Çocuk yaklaşımıyla Nisan ayını çocuklarımıza hasrettik. İnsan hayatının hiçe sayıldığı bir zulmün yaşandığı Filistin ve Gazze’deki drama dikkat çekmek için Çanakkale’den Gazze’ye bağımsızlık ruhu ve vatan sevgisi farkındalık çalışmalarından EBA ve TRT EBA’da tarih bilincini diri tutan içeriklere kadar uzanan güçlü bir kültürel ve ahlaki zemin oluşturarak çocuklarımızın vicdanla, sorumlulukla, aidiyet şuuruyla ve milli hafızayla büyümesini önceledik. Güvenli okul ikliminin inşası için süreci veri temelli ve kurumsal bir yönetim anlayışıyla takip edecek yapay zeka destekli bakanlık yönetim sistemini kurduk. Bu sistemle bakanlığımıza ait bütün veriler tek bir merkezde toplanıp işlenerek yapay zeka destekli güçlü bir karar destek mekanizması oluşturduk. Örneğin okul güvenlik endeksi, devamsızlık raporları, RAM başvuru durumu, RAM’larla okul arasındaki ilişkiyi izleyen raporlar, disiplin verileri, disiplin ile demografik yapı arasındaki ilişkiyi gösteren analizler, rehber öğretmen norm simülasyonları ve RAM’a sevk edildiği halde kaydı görünmeyen öğrencilere ilişkin izleme başlıklarını devreye soktuk. Böylece sahada oluşan riskleri ortaya çıkmadan önce öngörebilen, belirtileri erkenden fark eden, okulu sistematik bir biçimde izleyen, rehberlik ihtiyacını tanımlayan ve müdahale kapasitesini veriye dayalı bir biçimde yöneten daha güçlü bir çerçeve kurduk. Rehberlik, risk izleme ve erken müdahale kapasitemizi büyüttük. Ortaöğretim kurumlarımızda öğrencilerin devamsızlık, akademik başarı, disiplin kayıtları ve sosyal uyum göstergelerini birlikte değerlendiren yapay zeka destekli bir izleme yapısı kurduk. Okul terki ve devamsızlık takibi projelerini devreye aldık. Disiplin cezaları analiz risk modeliyle risk alanlarını veriye dayalı bir biçimde takip etmeye başladık. Müdahale ve yönlendirme mekanizmalarını güçlendirdik. MEBİ’deki bireyselleştirilmiş rehberlik modülleri ile öğrencilerimizin empati, öfke kontrolü, çatışma çözme, akran baskısıyla baş etme ve dijital güvenlik alanlarında desteklenmesini sağladık. Akran zorbalığıyla mücadele ve öğretmenlerimizin esenliklerini güçlendirmeye dönük projeler kapsamında rehberlik çalışmalarını ve öğretmen eğitimlerini Milli Eğitim Akademisinde devreye alarak yaygınlaştırdık. Bu alandaki kurumsal kapasitemizi sahaya daha güçlü bir biçimde taşıdık. Güvenli okul yaklaşımıyla okul iklimini sahada somut ve kurumsal tedbirlerle güçlendirdik. İçişleri Bakanlığımızla koordineli bir biçimde geliştirdiğimiz okul durum değerlendirme ölçeği ile risk alanlarını daha sağlıklı bir biçimde tespit ettik. Bu ölçek sayesinde 2025-2026 eğitim öğretim yılında 1136 okulumuzda kolluk görevlisi ve 24.214 güvenli eğitim koordinasyon görevlisi görevlendirdik. 21.103 okulumuzun giriş çıkış saatlerinde 6.105 ekiple sahayı destekledik. Öğrenci servisi planlama ve takip sistemlerinden dijital tabanlı izleme çalışmalarına, okul güvenliğine dönük stratejik eylem hazırlıklarından kurumlar arası koordinasyona kadar uzanan geniş bir hatta çalışmalarımızı sürdürdük.
Daha önce kimse fark etmemişti! Ay’da 2 yeni keşif
OKULLARDA 7 YENİ TEDBİR
Öncelik olarak okul güvenliğini fiziki tedbirler temelinde ele alan bu çalışmaların ilk etabını şimdi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bütün bakanlıklarımızla müştereken değerlendirdiğimiz yeni önlemleri de karara bağladık. Bir kısmı mevcut uygulamalarımızı güçlendiren, bir kısmı da sahada ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap veren bu çalışmaların ilk etabını şimdi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Bu iş birliği çerçevesinde siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, ilgili birimlerimizin kapasitesini güçlendirecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocuklarımızı hedef alan riskleri yapay zeka destekli takip ve analiz imkanlarıyla daha yakından izleyip, izleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz.
İkinci olarak bakanlıklar arası veri paylaşımını ve iş birliğini güçlendirecek, okullarımızın çevresinden giriş çıkış düzenine, riskli durumlara erken müdahale eden kurumlar arası eş güdüme kadar yeni çalışma modellerini ivedilikle devreye alıyoruz. Bu çerçevede İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla yürüttüğümüz veri entegrasyonu sürecini bakanlık yönetim sistemimizle bütünleştirerek yapay zeka destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturuyoruz. Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim gibi göstergeleri birlikte değerlendiren bu yapı sayesinde tek başına sınırlı anlam taşıyan sinyalleri bütüncül biçimde okuyabilecek, ilgili birimlerimizi erken aşamada harekete geçirebileceğiz.
Üçüncü olarak aile ile okul arasındaki irtibatı daha da sağlamlaştırmak istiyoruz. İki yıl önce başlattığımız veli randevu sistemini daha etkin hale getiriyoruz. Okul aile rehberlik sürecinin gündelik eğitim hayatının tamamında daha canlı ve işlevsel olmasını temin etmek istiyoruz.
Bağımlılık ve benzeri risklere karşı velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içerisinde farklı yazılımlarla birlikte devreye alıyoruz. Anne babalarımızın çocuklarının maruz kaldığı dijital içerikleri daha yakından tanıması, riskleri daha erken fark etmesi ve gerektiğinde hızlı destek alabilmesi için yeni bir destek imkanı oluşturuyoruz.
Beşinci olarak öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi, sınıf içi müdahale, erken uyarı işaretlerini fark etme ve riskli durumlara doğru tepki verme konularında kapsamlı eğitimler planlıyoruz. Öğretmenimizi okul iklimini ayakta tutan en güçlü rehber olarak desteklemeyi sürdüreceğiz.
Altıncı olarak öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını daha da güçlendirecek, hali hazırda 23 ilimizde pilot olarak başlattığımız duygu değer temelli dijital esenlik projemizi genişleterek ülke sathına yaygınlaştıracağız. Çocuğun iç dünyasını dikkate alan yaklaşımlarla netice alabileceğiz. Koruyucu, önleyici ve iyileştirici bütün araçları birlikte işleteceğiz.
Yedinci olarak riskleri erkenden fark eden, etkili ve zamanında müdahale üreten kapasitemizi daha hassas hale getireceğiz. Çocuklarımızın sessizce içine kapandığı, görünürde fark edilmeyen ama zamanla derinleşen kırılma alanlarını daha erken öngörebilen, uygun destek mekanizmalarını vakit kaybetmeden devreye alabilen yapay zeka desteğiyle rehberlik sistemimizi daha güçlü bir hale getiriyoruz.
“KAPSAMLI BİR HAZIRLIK İÇİNDEYİZ”
Bunlarla birlikte çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden risk alanlarının bir kısmı okul dışındaki faktörler olarak medya içeriklerinden dijital platformlara, hukuki caydırıcılıktan kurumlar arası denetim ve koordinasyona kadar uzanan daha geniş bir bakış açısı gerektiriyor. Bu nedenle ilgili bütün bakanlıklarımız, kurullarımız ve kurumlarımızla birlikte topyekun mücadele anlayışıyla şiddeti özendiren içeriklere karşı daha güçlü bir takip ve denetim çerçevesi oluşturuyoruz. Bu doğrultuda risk barındıran dijital platformlar dahil tüm mecralarda çocuklarımızı koruyacak teknik ve hukuki tedbirleri almak, yaş doğrulama ve içerik güvenliği başlıklarında yeni uygulamaları devreye almak, çocukların erişimine açık risk alanlarına karşı caydırıcılığı artırmak ve bütün bu süreçleri müşterek bir eylem planı içinde yürütmek üzere kapsamlı bir hazırlık içindeyiz.
“HİÇBİR BOŞLUĞA ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla şekillenen bu çerçeveyi okul güvenliğinden aile desteğine, rehberlik hizmetlerinden dijital risk yönetimine, medya takibinden hukuki koruma mekanizmalarına kadar bütün boyutlarıyla kapsayan güçlü bir politika setiyle tahkim ediyoruz. Güvenli okul iklimi inşa etme meselesinde hiçbir tereddüte, hiçbir boşluğa asla izin vermeyeceğiz. Bu vesileyle tekrar kaybettiğimiz aile öğretmenimize ve evlatlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifa, ailelerimize ve milletimize sabır ve metanet diliyorum.
Değerli basın mensupları, saygıdeğer velilerimiz, kıymetli öğretmenlerimiz ve sevgili öğrencilerim, bilmenizi isterim ki evlatlarımızın ve öğretmenlerimizin huzurunu, okullarımızın güvenliğini en güçlü şekilde sağlamak için gereken her tedbiri alıyor, her adımı vakit kaybetmeden atıyoruz. Biz bu ağır imtihanın karşısında asla geri durmayacağız. Bu ülkenin çiçeklerini asla soldurmayacağız. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve milletimizin istikbaline her daim sahip çıkacağız. Bu zor görevimizde sizlerin desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Okullarımızda güvenli ve sağlıklı bir iklim için tüm toplumu sorumluluk bilinciyle hareket etmeye ve süreci desteklemeye davet ediyoruz.
Ateşkese rağmen İsrail’den Lübnan’a yoğun hava saldırısı! Rampalar hedef alındı…

Gülistan Doku soruşturması: 'Silahım yok’ demişti! Eski valinin oğlunun tabancalı ve kamuflajlı fotoğrafı ortaya çıktı

Gülistan Doku soruşturması: ‘Silahım yok’ demişti! Eski valinin oğlunun tabancalı ve kamuflajlı fotoğrafı ortaya çıktı

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, 5 Ocak 2020’den beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında özel ekip kurulmasını talep etti. Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı.
Gülistan’a ait yeni görüntülerin de bulunduğu 67’si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi.

Soruşturmada, cinayet şüphesiyle 14 Nisan’da 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
15 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI, 1 ŞÜPHELİ FİRARİ
İlk operasyonda aralarında Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen yurt dışındaki 14’üncü şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten talebinde bulunuldu. 17 Nisan’da düzenlenen 2’nci operasyonda dönemin Valisi Tuncay Sonel ve Gülistan’ın hastane kayıtlarının silindiği iddiasıyla dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi ve ardından İl Sağlık Müdürü görevini de yürüten Çağdaş Özdemir gözaltına alındı.
İlginizi Çekebilir
VALİ VE OĞLU İLE BİRLİKTE 12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile daraltılmış baz çalışmasıyla Gülistan Doku’ya son teması bulunduğu tespit edilen ve o dönem İl Özel İdaresi çalışanı olan Erdoğan Elaldı, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov, Abarakov’un babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, firari şüpheli Umut Altaş’ın babası Celal Altaş ile annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok ve o dönem Tuncay Sonel’in yakın koruması olan Şükrü Eroğlu, ‘Suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçundan tutuklandı. Ferhat Güven ise Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Yağma’ suçundan tutuklanıp cezaevine gönderildi. Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddiasıyla Bursa’da gözaltına alınan ve Tunceli Adliyesi’ne getirilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, işlemlerinin ardından sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği’ tarafından ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Tuncay Sonel ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’, bilişim sistemindeki verileri engelleme, bozma, yok etme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçlarından tutuklandı. Şüpheliler U.A. ile Munzur Üniversitesi’nden kameralardan sorumlu olan S.G. ve S.Ö. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
SORUŞTURMA DOSYASINA GİRDİ
Gülistan Doku ile ilgili soruşturma sürerken, dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’e ait yeni bir fotoğraf ortaya çıktı.
Okullarda 7 yeni tedbir! Bakan Tekin tek tek açıkladı

Soruşturma dosyasına giren fotoğrafın, Tuncay Sonel’in kentte gerçekleştirdiği bir kurum ziyareti sırasında çekildiği öne sürüldü. Fotoğrafta Mustafa Türkay Sonel’in kamuflaj kıyafeti giydiği ve üzerinde tabanca bulunduğu görülüyor.
Haber Detay Görsel Slider
‘TABANCAM YOK’ DEMİŞTİ
Mustafa Türkay Sonel savcılıkta ifadesinde, “Ben bu zamana kadar herhangi bir silah ya da tabancaya sahip olmadım. Airsoft isimli renkli boncuk atan tüfeklere merakım vardır. Bu ilgim de spor dalıdır” dedi. (DHA)
Savaşın 56. günü…ABD basınından şok iddia! Beyaz Saray’da İran’a karşı ‘sessizlik hazırlık’ başladı: ‘Yeni hedefler belli’…

SON DAKİKA DOĞUM İZNİ HABERLERİ: Doğum iznine yeni düzenleme! Süre uzatıldı mı?

SON DAKİKA DOĞUM İZNİ HABERLERİ: Doğum iznine yeni düzenleme! Süre uzatıldı mı?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Meclis’te yasalaşan yeni sosyal hizmet kanunundan uzatılan ebeveyn izinlerine, okul güvenliği tedbirlerinden çocukların dijital dünyadaki risklerden korunmasına kadar pek çok kritik başlığı TRT Haber’de değerlendirdi.
Bakan Göktaş, konuşmasının başında yeni Sosyal Hizmetler Kanunu’nun Bakanlık tarafından uzun süredir çalışılan ve aileyi merkeze alan “kapsamlı bir reform” niteliği taşıdığını vurguladı.
Kanun paketinin çocuklardan yaşlılara kadar toplumun tüm kesimlerini koruma altına aldığını belirten Göktaş, Darülaceze yaşlı bakım modelinin tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılması ve babalık izinlerine yönelik düzenlemelerin bu paketin önemli sütunlarını oluşturduğunu ifade etti.
“TÜRKİYE AİLE DOSTU EKOSİSTEM KURMA YÖNÜNDE KARARLI”
Türkiye’nin “aile dostu ekosistem” kurma hedefi doğrultusunda stratejik adımlar attığını kaydeden Göktaş, “Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yılı ‘Aile Yılı’ ilan etmiştik. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2026-2035 dönemi de ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ olarak ilan edildi. Bu kapsamda iş-yaşam dengesini uyumlaştıran, aile odaklı politikalarımızı hayata geçirmek için pek çok düzenlemeyi uygulamaya koyduk.” diye konuştu.
DOĞUM İZİNLERİNDE TARİHİ ARTIŞ
Yeni düzenlemeyle çalışan annelere yönelik en somut desteğin doğum izinlerinde yapıldığını belirten Bakan Göktaş, “Ancak bu paket özelinde, özellikle doğum izinlerinin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasıyla beraber burada özellikle çok önemli bir yeniliği annelerin hayatına geçirdik. Ben de iki aylık bebeğini özellikle kreşe bırakmak durumunda olan bir anne olarak gerçekten anneleri çok iyi anlıyorum. Anneler gerçekten bu kapsamda… Üç aylık bebeğini, yani biz emzirme süresini 6 ay olarak biliyorsunuz, doğal emzirme süresinin 6 ay desteklenmesini Dünya Sağlık Örgütü bu kapsamda bu şekilde söylüyor. Bununla beraber tabii biz hem 6 aya yükselttik, aynı zamanda babalık iznini 5 günden 10 güne, özellikle işçilerle memurluğu eşitlemiş olduk. İşçiler için 5 gündü, bunu 10 güne çıkarmış olduk.” dedi.
Bakan Göktaş sözlerine şöyle devam etti; Diğer yandan tabii biz Türkiye’nin nüfus yapısını koruyan kapsamlı bir adım attık. Koruyucu ailelere yönelik ilk defa 10 günlük bir izin süresi verdik. Ben bu teklifimize destek veren bütün milletvekillerimize teşekkür etmek istiyorum. Bu paketimizde ayrıca biliyorsunuz 15 yaş altı sosyal medya düzenlememizi de hayata geçiriyoruz. Oyunlara yönelik önemli bir düzenlememiz de var. Aileyi koruyan, aileyi güçlendiren, aile dostu ekosistemi destek veren kapsamlı bir politika. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirmiş olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Aile ve Nüfus On Yılı’nda da kalıcı politikalar hayata geçirmeye devam edeceğiz. Ben destek veren bütün milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Vatanımıza milletimize, özellikle bekleyen bütün annelerimize, ailelerimize tekrardan hayırlı olmasını diliyorum.
Okullarda alınacak yeni tedbirler açıklandı
DOĞUM İZNİ İÇİN EK DÜZENLEME
Annelerimize yönelik bir müjdemiz var. Özellikle pek çok annemiz tarafından da merak ediliyordu. 24 haftayı tamamlamamış olan, 2 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış olan annelerimiz de 10 gün içerisinde başvurdukları takdirde bu düzenlemeden istifade edebilecekler. Dolayısıyla aslında pek çok annemizi kapsıyor. 24 haftayı tamamlamamış ama işe dönmüş durumda kalan annelerimiz var halihazırda, bebekleri henüz 24 haftayı da tamamlamamış, izin süreleri de 24 hafta tamamlamamış annelerimiz bu desteğimizden faydalanabilecek. Bunun için de Meclisimizde AK Parti grubumuz bir düzenleme teklifi kurdu. Ek düzenlemeyle bunu da hayata geçirmiş olduk. Gerçekten önemli bir düzenleme.
Şimdi annelik iznine baktığımızda OECD ülkelerinin ortalaması 18 hafta. Biz bunun çok gerisindeydik. Fakat yeni düzenlemeyle beraber ilk 10’dayız ve OECD ülkelerinde annelere destek olan, analık izni dediğimiz çalışan annelerine yönelik bu desteğimizi en çok destekleyen ülkelerinden biri olduk. Bu kapsamda da inşallah çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Biliyorsunuz geçtiğimiz yıl da memur olan annelerimize yarı zamanlı çalışma hakkını geçirmiştik, yönetmeliği hayata geçirmiştik. Yine aile dostu ekosistemimizi destekleyen, çocukları 6 yaşını doldurana kadar yarı zamanlı çalışma olasılığını hayata geçirdik. Ve babalık izni, annelik izninin, süt izninin uzatılmasıyla beraber kapsamlı olarak aile dostu politikalarımızı, aile dostu ekosistemimizi sürdürmeye ve devam ettirmeye inşallah hayata geçirdik.
Fransa’nın, Hollanda’nın, Kanada’nın gerisindeyken şu anda onların önüne geçmiş olduk aslında. Biz aile dostu ekosistemimizi çok uzun süredir çalışıyoruz. Bu kapsamda da ailelerden, annelerden tabii bu konuda çok büyük bir beklenti de vardı. Biz onlara bu müjdeyi de sizin vesilenizle paylaşmak istiyoruz.

15 YAŞ VE ALTI SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ
Bizim temel endişemiz çocuklarımızın dijital alanda güvenliğini sağlamak. 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi sadece ülkemizde değil, ilk olarak Avustralya’da biliyorsunuz gündeme gelmişti. Akabinde Fransa, İspanya benzer düzenlemeler, İngiltere şu anda ve Amerika’da da Meta’ya yönelik çok ciddi davalar açıldı; çocukların özellikle gelişimine yönelik olumsuz etkilerinden kaynaklı. Şimdi teknoloji hızla gelişiyor ve teknoloji hayatımızın önemli bir parçası. Çocuklarımızın yüzde 63’ü aktif bir şekilde sosyal medya kullanmakta. Son 10 yıla baktığımızda çocukların dikkat süresi yüzde 30 azalmışken, bir konuya odaklanma süresi 8 saniyeyi geçmiyor. Yani 8 saniye aslında bir soruyu veya bir konuyu odaklanmaktan ziyade bir hikayeden de çok az bir süre aslında. 8 saniye çok az bir süre. Ve dikkat konsantrasyon alanında gerçekten çocukların üzerinde de bir etkisi olduğunu çok net kamuoyu raporları, uluslararası raporlar da bu şekilde bir dikkat çekmekte.
Tabii ki bizler çocuklarımızın dijital dünyaya güvenli bir şekilde var olmalarını destekliyoruz. Teknoloji hayatımızın bir parçası. Fakat 2024-2028 Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planımızın önemli bir parçası dijital çağda aileleri güçlendirmek. Bu kapsamda hem ailelerin dijital rehberliğini güçlendirmek, dijital okuryazarlığını güçlendirmek ama aynı zamanda çocukları da bu alandan korumak ve onlara da o rehberliği sağlayabilmek. Baktığımız zaman pek çok ülke buna benzer düzenlemeler hayata geçirdi ve Maraş olayları maalesef, Maraş’ta olan elim olay bizlere bu konuda bir düzenlemenin çok elzem olduğunu bir kere daha gösterdi. Sayın Cumhurbaşkanımız aslında bunu çok uzun zamandır görmüştü. Ve biz geçtiğimiz sene Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni hayata geçiren ilk ülkeyiz. Bunu hem ülkemizdeki farkındalığı artırmak hem dünyada farkındalığı artırmak adına pek çok çalışma başlattık.
Diğer yandan çocuk komitelerimiz var 81 ilimizde, 46 bin üyemiz var. Çocuk Hakları Komitemiz de 20 Kasım’da Dünya Çocuk Hakları Günü’nde bizlere bir bildiri sundu. Bu bildiride de dijital dünyada kendilerine korunmaya yönelik kendi taleplerini ilettiler. Biz aslında iki yoğun çalıştay da yürüttük; hem ailelerle, hem çocuklarla, hem akademisyenleri dinledik. Bunun yanı sıra Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik bir eylem planı oluşturduk. Bu kapsamda bütün kamu kurumlarına, özel sektöre, akademisyenlere, oyun yapıcılara yönelik de pek çok temkinlerimiz, önerilerimiz oldu.
“AMACIMIZ ÇOK NET; ÇOCUKLARIMIZA DAHA GÜVENLİ BİR DİJİTAL ORTAM”
Nihayetinde geldiğimiz noktada 15 yaş altına sosyal medya düzenlememizin de elzem olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda sektörle görüştük, kamuyla görüştük, uluslararası literatürü taradık. Ve ailelerden de çok yoğun talepler geldi. Ve bizler çocuklarımıza daha güvenli internet sunarken sosyal medyanın sürekli algoritmaların eşiğinde, küresel şirketlerin para kazanma odaklı çalışmalarının içerisinde kalmasını istemedik. Sosyal medyanın çocuklarımızda akran zorbalığı, siber güvenlik sıkıntıları, veri kaybı ama aynı zamanda psikolojik, zihinsel, fiziksel gelişimlerinde de olumsuz etkilerinin olduğunu çok net biliyoruz. Zira bizler de bu düzenlemeyi hayata geçirerek sosyal medya düzenlemesini hayata geçirmiş olduk. Amacımız çok net; çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortam.
“DEVLET NORM OLUŞTURUYOR”
Yani bu düzenlemeyi getirdik, bir anda her şey mucizevi olmayacak. Devlet norm oluşturuyor. Bununla beraber bir yönetmelik çıkacak ve sosyal medyaya bağlanmak isteyen ailelere, özellikle sosyal medya platformlarından temel beklentimiz şu: Bir, güvenli ortam sağlamaları. İki, çocuklar bağlandıkları anda bir kimlik doğrulama, yani yaş doğrulama sisteminin getirilmesi. Oyunlarla ilgili bir derecelendirilme getirilmesi. 1 milyondan fazla sosyal ağ sağlayıcısının kullanıcısı varsa Türkiye’de bir temsilcinin bulundurulması. Özellikle aldatıcı reklamların önüne geçilmesini sağlamış olduk bu kanun düzenlemeyle beraber. Ayrıca yaş kriterleri ve yaş doğrulama sistemi, ayrıca da şikayetlere karşı da etkin mekanizma kurulmasını sağladık. Zaman zaman sizlerin de karşınıza çıkıyordur, sosyal medyada olumsuz bir içerikle karşılaştığınızda özellikle sizin resminizi kullanarak aldatıcı reklamlar da çok fazla arttı. Bunun da önüne bu düzenlemeyle geçmiş olduk.
“YAŞ DOĞRULAMA SİSTEMİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Amacımız yasaklamak değil; bu konuda bir düzenleme getirmek ve sosyal medya platformlarına belirli yükümlülükler getirmiş olduk. Bu yükümlülüklerle beraber önümüzdeki süreçte de özellikle bir yönetmelik çıkacak ve Siber Güvenlik Başkanlığımızla beraber, BTK ile beraber çalışıyoruz buna da. Uzmanların eşliğinde bu yaş doğrulama sistemini de hayata geçirmiş olacağız. Amacımız çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortamı sağlamak. Onlar dijitalin olumlu taraflarından faydalanırken istismar, akran zorbalığı ve olumsuz içeriklerden onlara daha güvenli bir alan oluşturmak. Maalesef sosyal medya sürekli beğeni, sürekli bir dopamin salgılatarak aslında bir bağımlılık da oluşturuyor. Dolayısıyla sosyal medya bağımlılığından da aslında bahsedebiliriz. Devlet norm oluşturuyor.
Bununla beraber tabii ki biz ebeveynlere, öğretmenlere, bakıcılara; yani anneanne, dede olabilir burada, dijital okuryazarlık becerilerini de güçlendirme programları başlatıyoruz. Zira ebeveyn denetim araçlarını da güçlendirmemiz gerekirken onlara da bu desteği sağlamamız gerekiyor.
“EBEVEYNLERE BÜYÜK BİR YÜKÜMLÜLÜK DÜŞÜYOR”
Ailelerden çok ciddi talepler oldu. Açıkçası geçtiğimiz hafta Maraş’ta elim olayda kaybettiğimiz aileleri ziyaret ettiğimizde, orada aileler bize şunu söylediler: “Lütfen artık bir şey yapın. Çocuklarımızı bu ekranların arkasından, sürekli aldatıcı haberlerden, sürekli ekran peşindeler, akran zorbalığına maruz kalabiliyorlar ve çocuklarımıza lütfen bu konuda bir düzenleme alın.” Ailelerimizin üzerinde çok büyük bir yük vardı. Olayı sadece aile boyutuna yüklersek gerçekten aileler bu konuda zor durumda kalabiliyor.
Çünkü kendi telefonunu çocuğuna vermek durumunda kalıyor. Tabii burada da ebeveynlere büyük bir yükümlülük düşüyor, onu da söylemek istiyorum. Ebeveynler tabii ki bu alanda çok net durabilmeli. Yani kendi hesaplarıyla beraber çocuklarının erişimini sağlarlarsa burada başarılı olamayız. Ama hem aileler, hem devlet olarak bizler, hem toplum olarak bu konuda bir bilinçlenme, bir farkındalıkla beraber çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortam sağlarsak gelecek nesillerimiz bizlere gerçekten teşekkür edecek. Biliyorsunuz ehliyet alma yaşı 18. Oy kullanma yaşı 18. Fakat şu anda internete, sosyal medyaya giriş yaşı 6.
“15-18 YAŞ ARASINDA DA AYRIŞTIRILMIŞ İÇERİK SUNMA ZORUNLULUĞU GETİRİYORUZ”
Ve bununla beraber hiçbir norm oluşturmayan sadece şu işaretle ilerleyen bir düzene gidiyoruz. Bunun normal olduğunu söyleyemeyiz. İçeriklerin hiçbir şekilde bir özgürlükle anlatılamayacak kadar vahim içeriklerle karşı karşıya kalınabiliyor. O içeriklerin arkasında devasa şirketler var ve çocuklarımızın üzerinde büyük paralar kazanan firmalar var. Bizler de onlardan beklentimiz bu düzenlememiz çerçevesinde çocuklarımıza daha güvenli dijital içerik sunmak. Ayrıca bu düzenlememizde 15-18 yaş arasında da ayrıştırılmış içerik sunma zorunluluğu getiriyoruz.
Özellikle cinsel içerikler, olumsuz içerikler ve çocukların psikolojik olarak gelişmesine engel olan zararlı içeriklerden arınmasını istiyoruz. Biz bunu sosyal medya platformlarından bekliyoruz. Kendilerinin yapay zeka algoritmalarıyla bunu önleyebileceklerini çok net bir şekilde biliyoruz. Teknoloji çok ilerliyor, çok hızlı ilerliyor. Ve bizim amacımız sosyal medya platformlarının, sosyal ağ sağlayıcısının proaktif bir şekilde bunların içeriğinin önlenmesini sağlamak. Ekrana düşmeden bunun önlenmesini sağlamak. Böyle bir kapasiteye sahipler. Hatırlarsanız Gazze bombalandığında çok uzun süre Gazzeli kardeşlerimiz oralara içerik sunamadılar. Yüklemesine izin verilmedi. Baktığımız zaman aslında onlar istedikleri zaman bu tür içerikleri sansürlediler. Ama biz onlardan biz proaktif yaklaşımla şiddet içeriklerini, olumsuz içeriklerini proaktif bir şekilde kendilerinin özellikle müdahale etmesini istiyoruz ve bütün vatandaşlarımıza, çocuklarımıza, gençlerimize yaşlarına uygun, gelişimlerine uygun içerikler sunmasını hedefliyoruz. Olumlu içerikler de sunabilirler. Yani maksadımız burada çocuklarımızın dijital dünyada daha güvenli bir şekilde var olabilmelerini sağlamak.
OYUN PLATFORMLARI
Oyunlarla ilgili de bir düzenleme de var. Özellikle oyunlarda, oyun dağıtıcısı, oyun geliştirici ve oyun platformu tanımları yapıldı bu kanunumuzla beraber. Oyun platformları özellikle yaş derecelendirilmesini istiyoruz. Yani hangi oyun hangi yaş grubuna uygun bir şekilde derecelendirilmesini istiyoruz. Derecelendirilmemiş oyunlar otomatik olarak 18 yaş üstü olarak derecelendirilecek. Bir de 100 binden fazla kullanıcısı olursa Türkiye’de bir muhatap bulmak istiyoruz. Zararlı içerikler olduğu müddetçe de bizim bir muhatabımız olsun istiyoruz. Bunun da çok önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum.
Bizim amacımız burada sansürlemek değil, olumlu proaktif bir yaklaşımla o diyaloğu da sürdürmek adına bunun önemli olduğunu düşünüyoruz. Zaman zaman şikayet mekanizması oluşturduğunuzda kime şikayet edeceğinizi bilmiyorsunuz ve çaresiz kalabiliyorsunuz olumsuz içeriklere karşı. Bizim amacımız burada dijital dünyada da çocuklarımızın güvenliğini sağlamak, daha güvenli bir dijital ortamda var olmalarını… Teknolojiyi de tabii ki hayatımızın bir parçası; bununla beraber teknolojiyi kullanırken de olumsuz içeriklerden mümkün mertebe arındırılmış olarak büyümelerini sağlamak.

“ÖDEME SİSTEMİNİ GÜNCELLEDİK”
Aile ve Gençlik Fonu’na tabii çok yoğun bir ilgi var. Biz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2025 Aile Yılı’nı ilan ettiğimizde Türkiye’nin yeraltı zenginlikleri biliyorsunuz bunlar. Gabar’da, Filyos’ta çıkan yeraltı zenginliklerinin yüzde 20’sini Aile ve Gençlik Fonu’na aktarıyor devletimiz. Bunun için de bir kanun düzenleme geçirmiştik. Ve bu kanunla beraber öncelikle deprem bölgesinde başlattığımız Aile ve Gençlik Fonu’nu 2025 yılında Aile Yılı’yla beraber bütün Türkiye’ye yaygınlaştırdık. 18-29 yaş arasındaki gençlerimize yönelik çok önemli bir destek sunduk. 18-25 yaş arasında da 250 bin lira olan bir destek, 26-29 yaş için de 200 bin liralık bir destek. Bununla beraber evlenmeden önce iki gün eğitim programına katılıyor çiftlerimiz, genç çiftlerimiz. Tabii burada bir gelir kriterimiz de var. Biz bu süreçte gelir kriterini esnettik. Ayrıca diğer yandan da ödeme sistemini de güncelledik. 48 ay içerisinde çocuk sahibi olan çiftlerimizin kredisini 12 ay erteleme kararı aldık.
Bugüne kadar 247 bin 927 çift başvurdu ve yararlanmaya kazanan genç sayısı 195 bin 470 gencimiz başvurdu. 11 milyar 669 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Biz bu başvuruları her gün almaya devam ediyoruz. Ve bu kapsamda programlarımız devam ediyor. Sıfır faizli bir kredi, 2 yıl geri ödemesiz, 2 yıl ödemeli. Ve fondan yararlanan bugüne kadar 9 bin 190 çiftimizin 9 bin 310 çocuğumuz oldu. Dolayısıyla da böyle de mutluluklara vesile olduk. Farklı sektörlerden de bu fondan faydalanan çiftlerimize de 47 büyük firmamızdan, 2047 yerel firmadan da indirim sağlamış olduk. Bu kapsamda da aslında yine aile dostu ekosisteme destek olan çok önemli bir destek mekanizmamızı sürdürmeye devam ediyoruz.

İstanbul’da 'yaz provası' başlıyor! Orhan Şen net tarihi açıkladı: Meteoroloji’den 17 il için sarı kod alarmı

İstanbul’da ‘yaz provası’ başlıyor! Orhan Şen net tarihi açıkladı: Meteoroloji’den 17 il için sarı kod alarmı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 24 Nisan Cuma günü için kritik uyarılarda bulundu. Türkiye genelinde bazı bölgelerde kuvvetli yağış ve rüzgar etkili olurken, yüksek kesimler için çığ tehlikesi dikkat çekti.
KUVVETLİ YAĞIŞ GELİYOR
Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Antalya, Bingöl ve Muş çevrelerinde yer yer kuvvetli sağanak bekleniyor. Yetkililer, ani sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara karşı vatandaşları uyardı.
Savaşın 56. günü…ABD basınından şok iddia! Beyaz Saray’da İran’a karşı ‘sessizlik hazırlık’ başladı: ‘Yeni hedefler belli’
RÜZGAR FIRTINAYA DÖNÜYOR
Doğu Anadolu’da rüzgarın güney yönlerden 50-70 km/saat hızla esmesi bekleniyor. Kısa süreli fırtına nedeniyle çatı uçması ve ağaç devrilmesi gibi risklere karşı dikkat çağrısı yapıldı.
ÇIĞ TEHLİKESİ SÜRÜYOR
Doğu Karadeniz’in yüksek kesimleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda, kar örtüsünün bulunduğu eğimli alanlarda çığ riski devam ediyor. Kuzeybatı kesimlerde sıcaklık 4 ila 7 derece artarken, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun güney ve doğusunda 4 ila 8 derece düşüş bekleniyor. Yetkililer, özellikle riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmasını istedi.
17 İL İÇİN SARI KOD ALARMI
Meteoroloji’den son dakika uyarısı geldi. Yayınlanan rapora göre tam 17 il için sarı kod verildi. Hava bir anda sertleşecek, birçok bölgede kar yağışı, sağanak ve kuvvetli rüzgar etkisini gösterecek. Yetkililer özellikle Doğu ve Karadeniz hattında yaşayanları uyardı. Ani hava değişimleri, ulaşımda aksamalar ve olumsuzluklar kapıda.
İşte sarı kod verilen iller: Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Muş, Rize, Sivas, Trabzon, Van, Bayburt, Ardahan, Iğdır

SAĞANAK, KAR VE ÇIĞ TEHLİKESİ KAPIDA
Yurt genelinde hava parçalı ve çok bulutlu seyrediyor. Akdeniz (Hatay hariç), İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’da aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü yağış bekleniyor. Denizli, Afyonkarahisar, Ordu, Tokat, Siirt ve Adıyaman çevreleri de yağışlı havadan etkilenecek.
Yüksek kesimlerde ise kar ve karla karışık yağmur görülecek. Özellikle Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Antalya, Bingöl ve Muş çevrelerinde yağışların yer yer kuvvetli olması bekleniyor.Uzmanlar uyarıyor. Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun yüksek ve eğimli bölgelerinde çığ ve kar erimesi riski var.
Hava sıcaklıkları kuzeybatıda 4-7 derece artacak, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde 4-8 derece düşecek.
Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:
Ankara: Parçalı ve çok bulutlu 14İstanbul: Parçalı ve az bulutlu 16İzmir: Parçalı bulutlu 23Adana: Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 23Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı (Yağışların, bu sabah saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.) 21Samsun: Parçalı ve çok bulutlu 17Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yağmur ve sağanak yağışlı 12Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı, yüksekleri karla karışık yağmurlu (Yağışların, öğle ve akşam saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.) 11Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 22
İSTANBUL’DA HAVA DEĞİŞİYOR
AKOM’un 24 Nisan Cuma tarihli raporuna göre İstanbul’da gün içinde parçalı bulutlu bir hava etkili olacak. Sabah 12 derece başlayan sıcaklık, öğle saatlerinde 17 dereceye kadar yükselirken akşam yeniden düşüşe geçiyor.
Hafta sonu ise İstanbulluları sevindiren bir tablo var. Cumartesi ve pazar günleri hava çoğunlukla açık ve güneşli. Sıcaklıklar 20 derece civarında seyredecek. Ancak yeni haftayla birlikte hava yeniden değişiyor. Pazartesi günü parçalı bulutlu hava akşam saatlerinde yerini yağmura bırakacak. Perşembe günü ise yerel yağışların etkili olması bekleniyor.
Rüzgarın hafta başında kuzeyli yönlerden kuvvetlenmesiyle birlikte sıcaklıklarda yeniden düşüş görülecek. Yetkililer, ani hava değişimlerine karşı vatandaşların dikkatli olmasını istiyor. İstanbul’da bahar havası kısa sürecek gibi görünüyor.

1 MAYIS’TAN SONRA YAZ PROVASI
CNN Türk Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen’in değerlendirmelerine göre İstanbul’da kısa süreli serinleme ve yağışların ardından bahar sıcaklıkları yeniden yükselişe geçiyor. Bugün İstanbul dahil Marmara’nın güney ve doğusu, Ege’nin kuzeyi ile Batı Karadeniz’de kuvvetli yağışlar etkisini sürdürüyor. Ancak yarından itibaren yağışların İstanbul’u terk etmesi bekleniyor. Hafta sonuyla birlikte sıcaklıklar yeniden mevsim normallerine yaklaşacak. Özellikle 1 Mayıs’tan sonra ise İstanbul başta olmak üzere batı bölgelerde sıcaklıkların artarak bahar değerlerinin üzerine çıkacağı, adeta “yaz provası” yaşanacağı öngörülüyor.
HAFTA SONU İÇİN ‘BAHARI KAÇIRMAYIN’ UYARISI
Meteoroloji uzmanı Şen, hafta sonu için İstanbullulara açık hava önerisinde bulunuyor. Şehirde bahar havasının hakim olacağını belirten Şen, kısa süreli yağışın ardından İstanbul’da havanın açacağını ve sıcaklıkların yükseleceğini ifade etti. 1 Mayıs sonrası ise şehirde daha sıcak ve güneşli günler kapıda.

Son dakika… Okullarda 7 yeni tedbir! Bakan Tekin tek tek açıkladı…

KÖŞE YAZARLARI

TÜM YAZARLAR

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Başakşehir
20:00
Kasımpaşa
24 Nisanan 2026, 20.00
Eyüpspor
14:30
Gaziantep FK
25 Nisanan 2026, 14.30
Kayserispor
17:00
Rizespor
25 Nisanan 2026, 17.00
Göztepe
20:00
Antalyaspor
25 Nisanan 2026, 20.00
Gençlerbirliği
14:30
Kocaelispor
26 Nisanan 2026, 14.30
Galatasaray
20:00
Fenerbahçe
26 Nisanan 2026, 20.00
Alanyaspor
17:00
Samsunspor
27 Nisanan 2026, 17.00
Konyaspor
20:00
Trabzonspor
27 Nisanan 2026, 20.00
Beşiktaş
20:00
Karagümrük
27 Nisanan 2026, 20.00
Bitcoin
77.620 0.37%
Ethereum
2.312,11 -0.07%
Tether
1 0.01%
XRP
1,43 1.11%
Binance Coin
634,96 0.52%
Solana
85,43 0.12%
TRON
0,328141 -0.12%
Dogecoin
0,097373 2.06%
Cardano
0,249338 1.66%
Dai
0,99955 0.00%
Avalanche
9,36 1.62%
Arbitrum B. USDT
0,999951 0.02%
Polygon B. USDT
1 0.05%
Wrapped Solana
98,97 -5.00%
Polygon PoS Bridged DAI (Polygon POS)
0,999531 -0.04%

Artanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • YESIL 1,65 %10
  • PRZMA 25,82 %9.87
  • SELVA 2,95 %9.67
  • SODSN 10,95 %9.5
  • YYAPI 1,04 %9.47

Azalanlar

Tümü
  • Hisse Fiyat Fark
  • VERUS 459,00 %-10
  • KONTR 10,53 %-10
  • INVES 504,50 %-9.99
  • ALKLC 402,25 %-9.96
  • TERA 260,25 %-9.95

İşlem Görenler

Tümü
  • Hisse Hacim
  • ASTOR 7.004.090.449,00
  • THYAO 4.175.969.029,50
  • ASELS 3.569.110.300,75
  • TUPRS 3.311.633.868,00
  • GLRMK 3.142.940.274,30
Deneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetslotograndpashabetgrandpashabetdeneme bonusupalazzobetpalacebetroyalbet güncel girişkonya eskorthttps://hotelnirvanapalace.com/deneme bonusutaraftarium24silvercrestgolf.comradyoenerji.com.tr1xbetcasino siteleri1winMeritkingKingroyalbahis sitelerideneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelermavibetbetsmoveikimisliperabetbullbahis girişbetvolebahiscasinocasibomcasibomtaraftarium24casibomonwinbahis forumBetnanomatadorbetalobetjojobetinterbahisgrandpashabet girişsekabet girişgrandpashabettaraftarium24grandpashabetcasibomkumar siteleripusulabet girişradissonbet girişmatbetgrandpashabetimajbetcratosroyalbetbetgarantiteosbetvdcasino girişmarsbahis giriş güncelpusulabetbetixirtrendbetbetciomercurecasinocasinowonwbahisbetplay güncel girişgrandpashabetmersobahissonbahisesbetsonbahismercurecasinograndpashabetradissonbetmarsbahisimajbetmatbetteosbetsonbahiscasinowonbetbeywbahisromabet güncel girişbetplaygameofbetgrandpashabetradissonbet resmi girişgrandpashabetgameofbetmersobahissonbahisesbetsekabetJojobetmadridbet girişmadridbetroyalbetjojobetnesinecasinobetasusjojobetmarsbahis girişpusulabetmarsbahisperabetdeneme bonusu veren yeni sitelerromabetJojobetJojobetcasibomcasibomMarsbahisJojobetcasibom girişJojobetJojobetJojobetCasibomCasibombahiscasinobetcioGrandpashabetjojobetgrandpashabet girişGrandpashabetextrabetextrabet girişgalabetHoliganbetroyalbetholiganbetcasino apivdcasino güncel girişcratosroyalbetkralbet