SON DAKİKA HABERLERİ: Okullarda yeni tedbirler alınıyor! Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin açıkladı…
Milli Eğitim Bakanı Tekin’in konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle; Çocuklarımızın güven içinde olmalarını konuşurken onların iç dünyasını, milli ve manevi duygularını, aidiyet bağlarını ve maruz kaldıkları bütün etkileri aynı ciddiyetle ele almak mecburiyetinde olduğumuzu biliyoruz. AK Parti hükümetleri olarak eğitimi beceri ve değer bütünlüğü içinde ele almaya gayret ettik.
İlginizi Çekebilir
Bu doğrultuda biz de göreve geldiğimiz ilk günden itibaren milli ve manevi değerlerimizin oluşturduğu zeminde aileyi eğitimin asli paydaşı olarak görmeyi esas aldık. Onları bir anlam derinliği içinde aklıselim, kalbiselim, zevkiselim sahibi bir şahsiyete ulaştırmaktır. Bütün eğitim politikalarımızın nihai amacı, kökleriyle sağlam bağlar kuran, çağın şartlarını doğru değerlendiren, imkanlarından istifade eden, anlam dünyası güçlü, iradesi sağlam, istikameti net, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesilleri yetiştirmektir.
Değerli basın mensupları, saygıdeğer velilerimiz, kıymetli öğretmenlerimiz ve sevgili öğrencilerim. Biz ülkemizin her köşesine yayılan kurumsal yapımızla milyonlarca öğrenci ve öğretmenden oluşan büyük bir maarif ailesiyiz. Vatanımızın dört bir yanında her sabah sınıfının kapısını büyük bir heyecanla açan, öğrencisinin gözünün içine bakarak ders anlatan, onun sevincine ve derdine ortak olan, istikbali için emek veren dünyanın en fedakar öğretmenlerine sahibiz. Ayla öğretmenimizin öğrencilerini korumak için kendisini siper eden vakur ve fedakar duruşu, Fatma Nur öğretmenimizin, İbrahim öğretmenimizin, Aybüke öğretmenimizin ve Necmettin öğretmenimizin bu toprakların evlatları için canını ortaya koymuş tüm öğretmenlerimizin hatırası da büyük maarif ailemizin nasıl bir vicdan taşıdığını hepimize bir kez daha gösterecektir. Ben de bu büyük ailenin bir ferdi olarak öğretmenlerimize bugün huzurlarınızda bir kez daha şükranlarımı, hürmetimi ve minnetimi ifade etmek istiyorum. Çünkü onların ortaya koyduğu emek, sabır, merhamet, mesuliyet duygusu ve fedakarlık bu memleketin geleceğini ayakta tutan büyük karakterin göstergesidir. Şüphesiz ki acımız ortak, yasımız ortak, mesuliyetimiz ortak. Bu ortak mesuliyetin merkezinde gözümüzün nuru, en kıymetli varlığımız olan evlatlarımız bulunuyor.
“DEVLETİMİZİN BÜTÜN KURUMLARIYLA SAHADA OLDUK”
Bu ülkenin çocukları, bu toprakların nadide çiçekleridir. Her biri kendine özgü güzelliğiyle dünyamızı zenginleştirir. Her biri kendi istidadıyla var olur. Esasında her biri başlı başına bir alemdir. Toprağın bağrından bin bir emekle yetişen bir çiçeğe nasıl ihtimam gösterilirse evlatlarımıza da öyle bakmak, onları korumak, onları öyle kuşatmak mecburiyetindeyiz. Bu sebeple içinden geçtiğimiz tablonun ağırlığını da omuzlarımıza binen mesuliyeti de bütün derinliğiyle hissediyoruz. Nitekim bu ağırlığın farkında olarak ilk andan itibaren devletimizin bütün kurumlarıyla sahada olduk. İlgili birimlerimiz süratle harekete geçti. Müfettiş görevlendirmeleri yapıldı. Psikososyal destek süreçlerini başlattık. Sayın Cumhurbaşkanımızın yakın takip ve talimatlarıyla İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ve ilgili bütün kurumlarımızla tam bir eş güdüm içerisinde sürecin her aşamasını dikkatle takip ettik. Etmeye de devam ediyoruz.
Acılı ailelerimiz başta olmak üzere hiçbir ailemizin kendisini yalnız hissetmemesi için gerekli desteği sürdürüyoruz. Ancak burada bilhassa ifade etmek isterim ki ilk andan itibaren ortaya koyduğumuz hassasiyet ve müdahale, adım adım inşa ettiğimiz daha kapsayıcı bir mesuliyet anlayışının sahadaki tezahürüdür. Göreve geldiğimiz günden beri çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, öğretmenlerimizin huzurla vazifesini sürdürdüğü güvenli okul iklimini daha da güçlendirmek için kararlı adımlar attık. Ve atmaya da devam ediyoruz.
“TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ ÇALIŞMALARINI BAŞLATTIK”
Şimdi müsaadenizle bugüne kadar attığımız bazı adımları sizlere anımsatmak istiyorum. Öncelikle göreve başlar başlamaz köklerden geleceğe yaklaşımıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çalışmalarını başlattık. Eylül 2024’te uygulamaya koyduğumuz modelimizle beraber öğrencilerimizin sosyal ve duygusal öğrenme becerilerini, okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi, erdem, değer ve eylem çerçevesiyle onlara milli ve manevi değerlerimizi kazandırmayı hedefledik. Böylece sağlıklı şahsiyetlerden oluşan huzurlu toplumun temel unsuru olan yetkin ve erdemli insanı merkeze aldık. Eş zamanlı olarak öğretmenler odası buluşmaları başlatarak eğitim süreçlerini daha güçlü bir istişare zeminiyle destekledik.
Okulun ciddiyetini, düzenini ve öğretmenin otoritesini tahkim etmeye gayret ettik. Oyunun eğitici ve iyileştirici gücünden istifade etmek amacıyla okul bahçelerimizde geleneksel oyun alanlarımızı yaygınlaştırma çalışmaları başlattık. Derslerde cep telefonlarına sınır getirdik. Veli randevu sistemini hayata geçirerek veli ziyaretlerini planlı bir yapıya kavuşturduk. Liselerde sınıfta kalmayı yeniden devreye aldık. Okul kıyafeti uygulamasını hayata geçirdik. Okullarda şiddetin önlenmesi genelgemizi yayımladık. Çıkardığımız öğretmenlik mesleği hakkında kanunda yaptığımız düzenleme ile eğitim çalışanlarımıza yönelik hukuki destek mekanizmalarını daha güçlü bir biçimde işletmeye başlattık. Ayrıca dijital dünyanın çocuklarımızın zihni ve kalbi üzerinde kurduğu baskıyı görmezden gelmedik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz ile medya okuryazarlığını, dijital okuryazarlığı ve bilgi okuryazarlığını müfredatın bir parçası haline getirdik. Dijital vatandaşlık eğitimi yaklaşımını güçlendirdik. Veli vizyon platformunu kurduk. Öğretmen bilgi servisi ve okul veli asistanı sistemleriyle öğretmen, veli ve okul arasındaki irtibatı daha güvenli ve daha kontrollü bir zemine taşıdık. Ülkemizin öncülüğünde dünyada ilk kez yayımlanan Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi doğrultusunda tedbirler silsilesi oluşturduk.
Siber zorbalık, dezenformasyon ve çevrim içi riskler karşısında çocuklarımızı koruyan yeni bir dikkat geliştirdik. Sonrasında bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızın esenliği, karakter gelişimi ve okul aidiyetiyle birlikte ele aldık. Duygu Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi ile çocuklarımızın teknoloji karşısında savunmasız kalan iç dünyasını daha yakından gözeten bir koruma çerçevesi kurduk. Dijital bağımlılık, teknoloji bağımlılığı, sigara ve tütün bağımlılığı ile akran zorbalığı başlıklarında öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize yönelik yüz yüze ve çevrim içi eğitimleri yaygınlaştırdık. Bağımlılıkta erken uyarı işaretlerinin fark edilmesine yönelik olarak Yeşilay ile iş birliğiyle veli eğitimleri yaptık. Duygu, değer temelli müdahale setleriyle çocuklarımızın risk alanları karşısında daha güçlü bir iç direnç geliştirmesini, karakterini tahkim etmesini ve kendi iradesini koruyacak bir bilinç kazanmasını hedefledik. Okul aidiyetinin güçlendirilmesi projeleri kapsamında çocuklarımızın kendilerini okulun tabii bir parçası olarak hissetmelerini, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmalarını, sosyal, sportif, sanatsal, kültürel ve bilimsel etkinlikler yoluyla zararlı madde ve davranışlara karşı daha güçlü bir otokontrol geliştirmelerini destekledik. Bağımlılıkla mücadeleyi çocuklarımızı hayata bağlayan, aidiyetini kuvvetlendiren ve şahsiyetini koruyan bütüncül bir imkan olarak ele aldık. Aileyi eğitimin merkezinde tuttuk ve bu konudaki hassasiyetimizi de her ortamda bıkmadan tekrarladık. Ailemle eğitim yolculuğum, aile okulu kursları, Maarif Modeli ebeveyn okulu, düzenli yayımlanan aile eğitim bültenleri, Güçlü Aile Güçlü Gelecek Kongresi ve farklı temalarda yürüttüğümüz aile buluşmalarıyla anne baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiren daha güçlü bir zemin kurduk. Biz biliyoruz ki çocuğun iç dünyası ailede şekillenir. Okul aile iş birliğini ısrarla tahkim etmek istememizin sebebi de budur.
Millî ve manevi değerlerle, güçlü bir aidiyet duygusuyla ve ortak hafızayla büyümesine özel önem verdik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin erdem, değer ve eylem yaklaşımını okul hayatının iklimine taşımaya çalıştık. Her çocuk bir fidan. İlk ders Yeşil Vatan temasıyla başlayan çalışmalarımızı yıl içine yayılan etkinliklerle derinleştirdik. Öğrencilerimizin milli bilincini ve vatanseverlik duygusunu geliştirmek için ikinci döneme bayrak sevgisi temasıyla başladık. Çocuklarımızın milli ve manevi dünyamızı ve kültürel zenginliğimizi hissetmeleri ve yaşamaları için Ramazan ayı boyunca Maarifin Kalbinde Ramazan ve İftarda Konuşalım etkinliklerini gerçekleştirdik. Demokrasi kültürünü yerleştirmek, bağımsızlık bilincini güçlendirmek, milli birlik ve beraberliğimizi ve toplumsal dayanışmamızı tahkim etmek için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ndan aldığımız ilhamla Maarifin Kalbinde Çocuk yaklaşımıyla Nisan ayını çocuklarımıza hasrettik. İnsan hayatının hiçe sayıldığı bir zulmün yaşandığı Filistin ve Gazze’deki drama dikkat çekmek için Çanakkale’den Gazze’ye bağımsızlık ruhu ve vatan sevgisi farkındalık çalışmalarından EBA ve TRT EBA’da tarih bilincini diri tutan içeriklere kadar uzanan güçlü bir kültürel ve ahlaki zemin oluşturarak çocuklarımızın vicdanla, sorumlulukla, aidiyet şuuruyla ve milli hafızayla büyümesini önceledik. Güvenli okul ikliminin inşası için süreci veri temelli ve kurumsal bir yönetim anlayışıyla takip edecek yapay zeka destekli bakanlık yönetim sistemini kurduk. Bu sistemle bakanlığımıza ait bütün veriler tek bir merkezde toplanıp işlenerek yapay zeka destekli güçlü bir karar destek mekanizması oluşturduk. Örneğin okul güvenlik endeksi, devamsızlık raporları, RAM başvuru durumu, RAM’larla okul arasındaki ilişkiyi izleyen raporlar, disiplin verileri, disiplin ile demografik yapı arasındaki ilişkiyi gösteren analizler, rehber öğretmen norm simülasyonları ve RAM’a sevk edildiği halde kaydı görünmeyen öğrencilere ilişkin izleme başlıklarını devreye soktuk. Böylece sahada oluşan riskleri ortaya çıkmadan önce öngörebilen, belirtileri erkenden fark eden, okulu sistematik bir biçimde izleyen, rehberlik ihtiyacını tanımlayan ve müdahale kapasitesini veriye dayalı bir biçimde yöneten daha güçlü bir çerçeve kurduk. Rehberlik, risk izleme ve erken müdahale kapasitemizi büyüttük. Ortaöğretim kurumlarımızda öğrencilerin devamsızlık, akademik başarı, disiplin kayıtları ve sosyal uyum göstergelerini birlikte değerlendiren yapay zeka destekli bir izleme yapısı kurduk. Okul terki ve devamsızlık takibi projelerini devreye aldık. Disiplin cezaları analiz risk modeliyle risk alanlarını veriye dayalı bir biçimde takip etmeye başladık. Müdahale ve yönlendirme mekanizmalarını güçlendirdik. MEBİ’deki bireyselleştirilmiş rehberlik modülleri ile öğrencilerimizin empati, öfke kontrolü, çatışma çözme, akran baskısıyla baş etme ve dijital güvenlik alanlarında desteklenmesini sağladık. Akran zorbalığıyla mücadele ve öğretmenlerimizin esenliklerini güçlendirmeye dönük projeler kapsamında rehberlik çalışmalarını ve öğretmen eğitimlerini Milli Eğitim Akademisinde devreye alarak yaygınlaştırdık. Bu alandaki kurumsal kapasitemizi sahaya daha güçlü bir biçimde taşıdık. Güvenli okul yaklaşımıyla okul iklimini sahada somut ve kurumsal tedbirlerle güçlendirdik. İçişleri Bakanlığımızla koordineli bir biçimde geliştirdiğimiz okul durum değerlendirme ölçeği ile risk alanlarını daha sağlıklı bir biçimde tespit ettik. Bu ölçek sayesinde 2025-2026 eğitim öğretim yılında 1136 okulumuzda kolluk görevlisi ve 24.214 güvenli eğitim koordinasyon görevlisi görevlendirdik. 21.103 okulumuzun giriş çıkış saatlerinde 6.105 ekiple sahayı destekledik. Öğrenci servisi planlama ve takip sistemlerinden dijital tabanlı izleme çalışmalarına, okul güvenliğine dönük stratejik eylem hazırlıklarından kurumlar arası koordinasyona kadar uzanan geniş bir hatta çalışmalarımızı sürdürdük.
Daha önce kimse fark etmemişti! Ay’da 2 yeni keşif
OKULLARDA 7 YENİ TEDBİR
Öncelik olarak okul güvenliğini fiziki tedbirler temelinde ele alan bu çalışmaların ilk etabını şimdi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bütün bakanlıklarımızla müştereken değerlendirdiğimiz yeni önlemleri de karara bağladık. Bir kısmı mevcut uygulamalarımızı güçlendiren, bir kısmı da sahada ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap veren bu çalışmaların ilk etabını şimdi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Bu iş birliği çerçevesinde siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, ilgili birimlerimizin kapasitesini güçlendirecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocuklarımızı hedef alan riskleri yapay zeka destekli takip ve analiz imkanlarıyla daha yakından izleyip, izleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz.
İkinci olarak bakanlıklar arası veri paylaşımını ve iş birliğini güçlendirecek, okullarımızın çevresinden giriş çıkış düzenine, riskli durumlara erken müdahale eden kurumlar arası eş güdüme kadar yeni çalışma modellerini ivedilikle devreye alıyoruz. Bu çerçevede İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla yürüttüğümüz veri entegrasyonu sürecini bakanlık yönetim sistemimizle bütünleştirerek yapay zeka destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturuyoruz. Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim gibi göstergeleri birlikte değerlendiren bu yapı sayesinde tek başına sınırlı anlam taşıyan sinyalleri bütüncül biçimde okuyabilecek, ilgili birimlerimizi erken aşamada harekete geçirebileceğiz.
Üçüncü olarak aile ile okul arasındaki irtibatı daha da sağlamlaştırmak istiyoruz. İki yıl önce başlattığımız veli randevu sistemini daha etkin hale getiriyoruz. Okul aile rehberlik sürecinin gündelik eğitim hayatının tamamında daha canlı ve işlevsel olmasını temin etmek istiyoruz.
Bağımlılık ve benzeri risklere karşı velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içerisinde farklı yazılımlarla birlikte devreye alıyoruz. Anne babalarımızın çocuklarının maruz kaldığı dijital içerikleri daha yakından tanıması, riskleri daha erken fark etmesi ve gerektiğinde hızlı destek alabilmesi için yeni bir destek imkanı oluşturuyoruz.
Beşinci olarak öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi, sınıf içi müdahale, erken uyarı işaretlerini fark etme ve riskli durumlara doğru tepki verme konularında kapsamlı eğitimler planlıyoruz. Öğretmenimizi okul iklimini ayakta tutan en güçlü rehber olarak desteklemeyi sürdüreceğiz.
Altıncı olarak öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını daha da güçlendirecek, hali hazırda 23 ilimizde pilot olarak başlattığımız duygu değer temelli dijital esenlik projemizi genişleterek ülke sathına yaygınlaştıracağız. Çocuğun iç dünyasını dikkate alan yaklaşımlarla netice alabileceğiz. Koruyucu, önleyici ve iyileştirici bütün araçları birlikte işleteceğiz.
Yedinci olarak riskleri erkenden fark eden, etkili ve zamanında müdahale üreten kapasitemizi daha hassas hale getireceğiz. Çocuklarımızın sessizce içine kapandığı, görünürde fark edilmeyen ama zamanla derinleşen kırılma alanlarını daha erken öngörebilen, uygun destek mekanizmalarını vakit kaybetmeden devreye alabilen yapay zeka desteğiyle rehberlik sistemimizi daha güçlü bir hale getiriyoruz.
“KAPSAMLI BİR HAZIRLIK İÇİNDEYİZ”
Bunlarla birlikte çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden risk alanlarının bir kısmı okul dışındaki faktörler olarak medya içeriklerinden dijital platformlara, hukuki caydırıcılıktan kurumlar arası denetim ve koordinasyona kadar uzanan daha geniş bir bakış açısı gerektiriyor. Bu nedenle ilgili bütün bakanlıklarımız, kurullarımız ve kurumlarımızla birlikte topyekun mücadele anlayışıyla şiddeti özendiren içeriklere karşı daha güçlü bir takip ve denetim çerçevesi oluşturuyoruz. Bu doğrultuda risk barındıran dijital platformlar dahil tüm mecralarda çocuklarımızı koruyacak teknik ve hukuki tedbirleri almak, yaş doğrulama ve içerik güvenliği başlıklarında yeni uygulamaları devreye almak, çocukların erişimine açık risk alanlarına karşı caydırıcılığı artırmak ve bütün bu süreçleri müşterek bir eylem planı içinde yürütmek üzere kapsamlı bir hazırlık içindeyiz.
“HİÇBİR BOŞLUĞA ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla şekillenen bu çerçeveyi okul güvenliğinden aile desteğine, rehberlik hizmetlerinden dijital risk yönetimine, medya takibinden hukuki koruma mekanizmalarına kadar bütün boyutlarıyla kapsayan güçlü bir politika setiyle tahkim ediyoruz. Güvenli okul iklimi inşa etme meselesinde hiçbir tereddüte, hiçbir boşluğa asla izin vermeyeceğiz. Bu vesileyle tekrar kaybettiğimiz aile öğretmenimize ve evlatlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifa, ailelerimize ve milletimize sabır ve metanet diliyorum.
Değerli basın mensupları, saygıdeğer velilerimiz, kıymetli öğretmenlerimiz ve sevgili öğrencilerim, bilmenizi isterim ki evlatlarımızın ve öğretmenlerimizin huzurunu, okullarımızın güvenliğini en güçlü şekilde sağlamak için gereken her tedbiri alıyor, her adımı vakit kaybetmeden atıyoruz. Biz bu ağır imtihanın karşısında asla geri durmayacağız. Bu ülkenin çiçeklerini asla soldurmayacağız. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve milletimizin istikbaline her daim sahip çıkacağız. Bu zor görevimizde sizlerin desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Okullarımızda güvenli ve sağlıklı bir iklim için tüm toplumu sorumluluk bilinciyle hareket etmeye ve süreci desteklemeye davet ediyoruz.
Ateşkese rağmen İsrail’den Lübnan’a yoğun hava saldırısı! Rampalar hedef alındı…